Kullanıcı adı:
Şifre:

Hatırlasın mı?
Sadece Anasayfa üzerinden hızlı giriş yapılabilir.
Üye Olmak İstiyorum SSS Giriş Yap 

Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ]  Facebook'ta Paylaş

18 May 2011, 09:24

 Soru ve Cevaplarla Asgari Geçim İndirimi Uygulaması
Çevrimdışı
Moderatör
Moderatör
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 09 Haz 2008, 11:12
Mesajlar: 8361
Konum: [Яuhum saĐece bana Điz çöksün]
Bilindiği üzere, 5615 sayılı Ka­nun’la([1]) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 32. maddesinde yapılan düzenleme ile ücre­tin ger­çek usulde ver­gi­len­di­ril­me­sin­de “As­gari ge­çim in­di­ri­mi” sistemi getirilmiş ve bu sistem 01.01.2008 ta­ri­hin­den iti­ba­ren 3 yıllık uygulama süresini geride bırakmıştır. Asgari Geçim İndirimi uygulaması, vergilendirmede önemli kuramlardan biri olan “ayırma kuramı” gereğince Türk vergi sistemine dahil edilmiş ve Avrupa Birliği müktesebatı ile uyumlu ve çağdaş vergi kanunlarının çoğunda yer alan ve mükellefin medeni halini de vergileme yönünden dikkate alan bir sistem olarak uygulanmaya devam etmektedir.

GİRİŞ

Birçok OECD ülkesinin vergi sistemlerinde asgari geçim indirimi uygulamaları ya da benzer indirimler tüm mükelleflere yönelik olarak uygulanmakta olup; Türk vergi sistemine 5615 sayılı Kanun’la dahil edilen ve 01.01.2008 tarihinden itibaren uygulanmakta olan asgari geçim indirimi sistemi sadece gerçek usulde ücret geliri elde eden ücretlilere uygulanmaktadır. Türkiye genelinde bir işverene bağlı olarak çalışan ve gerçek usulde ücret geliri elde eden 10 milyonun üzerinde bir çalışan kesimi ilgilendiren asgari geçim indirimi sisteminden, ücret seviyesi ne olursa olsun, medeni durumları ve çocuk sayıları aynı olan tüm ücretliler eşit miktarda yararlanmaktadır.

Asgari geçim indirimi uygulamasına göre, asgarî geçim indirimi oranı ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için %50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için %10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için %7,5, diğer çocuklar için %5’i olarak uygulanmaktadır. Daha sonra bulunan bu tutara Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın (%15) çarpılmasıyla bulunan asgari geçim indirimi tutarı, ücretlinin gelirinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmek suretiyle, ücretlinin net maaşına artış olarak yansıtılmaktadır.

Bu çalışmada ücretli ve işverenler açısından sürekli olarak güncelliğini koruyan asgari geçim indirimi uygulaması, 2011 yılı verileri de dikkate alınarak soru ve cevaplar şeklinde incelenecektir.

SORU 1: Asgari Geçim İndirimi Sistemine İlişkin Yasal Düzenlemeler Nelerdir?

5615 sayılı Kanun’un 31. maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121. maddesinde yer alan “Ücretlilerde vergi indirimi” uygulaması 01.01.2007 ta­ri­hin­den ge­çer­li ol­mak üze­re yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı Kanun’un 2. maddesi ile GVK’nın 32. maddesinde yapılan düzenleme ile üc­re­tin ger­çek usulde ver­gi­len­di­ril­me­sin­de “As­gari ge­çim in­di­ri­mi” sistemi getirilmiştir. 5615 sayılı Kanun’la GVK’nın 32. maddesinde yapılan yasal düzenleme şöyledir:

“Asgarî geçim indirimi
MADDE 32- Ücretin gerçek usulde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.

Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için % 50'si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10'u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5'idir. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103. maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.

İndirimin uygulamasında “çocuk” tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, “eş” tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade eder.

İndirim tutarının tespitinde mükellefin, gelirin elde edildiği tarihteki medenî hali ve aile durumu esas alınır. İndirim, yukarıdaki oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanır. Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınır.

(5904 sayılı Kanun’un 2. Maddesiyle eklenen fıkra. Yürürlük; 01.01.2009) Ücretlerin vergilendirilmesinde asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra, varsa teşvik amaçlı diğer indirim ve istisnalar dikkate alınır.

Bakanlar Kurulu, indirim konusu yapılacak toplam tutarın asgarî ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması şartıyla ikinci fıkrada belirtilen asgarî geçim indirimi oranlarını artırmaya veya kanunî oranına kadar indirmeye yetkilidir. Asgarî geçim indiriminin uygulama dönemleri ve mahsup şekli ile diğer hususlara ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığı’nca belirlenir.”

Daha sonra, 16.06.2009 tarih ve 5904 sayılı Kanun’un([2]) 2. maddesiyle, Gelir Vergisi Kanunu’nun 32. maddesinin dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere, “Ücretlerin vergilendirilmesinde asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra, varsa teşvik amaçlı diğer indirim ve istisnalar dikkate alınır.” fıkrası eklenmiştir. Söz konusu düzenleme 01.01.2009 tarihinden geçerli olmak üzere Kanun’un Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih olan 03.07.2009 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Asgari geçim indirimi uygulamasının usul ve esasları ise Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği([3]) ile açıklanmış bulunmaktadır. Daha sonra, 5084 sayılı Kanun kapsamında gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanan işverenlerce istihdam edilen ücretlilerin asgari geçim indirimi karşısındaki durumuna ilişkin açıklamalar, 267 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde([4]) yapılmıştır. 2008 yılında sadece bir dönemle ilgili olarak 23.06.2008 tarihinde 69 No.lu Gelir Vergisi Sirküleri yayımlanmıştır. Söz konusu Sirküler’de, 5084 sayılı Teşvik Kanunu kapsamındaki illerde faaliyet gösteren mükelleflerce Mayıs/2008 vergilendirme dönemine ilişkin olarak verilecek aylık muhtasar beyannamede asgari geçim indirimi ve gelir vergisi stopaj teşviki uygulaması anlatılmıştır. Son olarak da konu hakkında yayımlanan 272 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde([5]), gelir vergisi stopajı teşviki öngörülen yerlerde ücretli olarak çalışan işçilerin ücret gelirleri üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, asgari geçim indirimi mahsubunun yapılması ve bu mahsup uygulandıktan sonra da ilgili kanunlarda yer alan teşvik amaçlı indirim ve istisnaların uygulamasına ilişkin açıklamalar yapılmıştır.

SORU 2: Asgari Geçim İndiriminden Yararlanacak/Yararlanamayacak Olan Ücretliler Kimlerdir?

Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan düzenlemeye göre, gerçek usulde vergilendirilen ücret geliri elde eden ücretlilerin asgari geçim indiriminden yararlanması mümkün bulunmaktadır. Yani sistemin uygulanacağı ücret gelirinin gerçek usulde vergiye tabi tutulan ücret geliri olması gerekmektedir. Bilindiği üzere, GVK’nın 64. maddesinde belirtilen “diğer ücretler” kapsamında değerlendirilen hizmet erbabının dışında kalan ücretlilerin almış oldukları ücretler gerçek usule tabidir. Bu sistemden gerçek usulde vergilenmiş ücret geliri olan tam mükellef gerçek kişiler yararlanacak olup, tam mükellef gerçek kişinin Türk veya yabancı uyruklu olmasının bir önemi bulunmamaktadır.



Gelir Vergisi Kanunu’nda ücret gelirleri “gerçek usulde” ve “diğer ücretler” olmak üzere iki şekilde tespit edilmektedir. Gerçek usulde ücretlerin vergilendirilmesine ilişkin esaslar anılan Kanun’un 61. maddesinde düzenlenmiştir. Diğer ücretler ise Gelir Vergisi Kanunu’nun 64. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre diğer ücretlilerin yıllık safi ücret geliri, takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının %25’i şeklinde götürü bir tutar olarak belirlenmiş ve diğer ücretlilerin kimler olduğu maddede açıklanmıştır. Buna göre asgari geçim indirimi uygulamasından;

· Ücretleri gerçek usulde vergilendirilen tam mükellef gerçek kişiler (Diğer bir ifade ile ücretleri tevkif suretiyle vergilendirilen tam mükellef kişiler),

· Tevkifata tabi tutulmamış ücret gelirlerini yıllık beyanname ile bildirenler,

· Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesi kapsamında ücret kapsamında değerlendirilen ücret geliri elde edenler (Örneğin sosyal güvenlik destekleme primi ödemek suretiyle çalışanlar ile kurumların yönetiminde görevli olanlar),

· Yabancı uyruklu olup da Türkiye’de tam mükellefiyet esasında elde ettikleri ücret gelirleri tevkif suretiyle vergilendirilenler,

yararlanabilecektir.

Öte yandan, asgari geçim indirimi uygulamasından ücretleri gerçek usulde vergilendirilen gerçek kişilerin yararlanması mümkün bulunduğundan, ücretlerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayanların asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanması mümkün değildir. Buna göre, asgari geçim indirimi uygulamasından aşağıda yer alan ücretliler yararlanamaz.

- Ücretleri diğer ücret kapsamında vergilendirilen hizmet erbabı,

- Ücret geliri elde etmeyen diğer gerçek kişiler,

- Başka bir kanun hükmü (4490 Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu, 4691 Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu vb.) uyarınca ücretlerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayanlar,

- Dar mükellefiyet kapsamında ücret geliri elde edenler.

SORU 3: Asgari Geçim İndiriminden Yararlanamayan Diğer Ücretliler Kimlerdir?

GVK’nın 64. maddesine göre, aşağıda yazılı hizmet erbabının ücretleri diğer ücret kapsamında vergilendirilmektedir. Dolayısıyla, aşağıda yer alan diğer ücret geliri elde eden ücretlilerin Asgari Geçim İndiriminden yararlanması mümkün değildir.

- Kazançları basit usulde tespit edilen ticaret erbabının yanında çalışanlar,

- Özel hizmetlerde çalışan şoförler,

- Özel inşaatlarda çalışan işçiler,

- Gayrimenkul sermeyi iradı sahibi yanında çalışanlar,

- Gerçek ücretlerinin tespitine imkan olmaması sebebiyle, Danıştay’ın müspet mütalaasıyla, Maliye Bakanlığı’nca bu kapsama alınanlar.

SORU 4: Elde Ettikleri Ücret Gelirinden Gelir Vergisi Tevkifatı Yapılmayan Ücretliler Asgari Geçim İndiriminden Yararlanabilir mi?

Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan hüküm gereğince veya başka bir kanun hükmü (4490 ve 4691 sayılı Kanun vb.) uyarınca ücretlerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayan ücretlilerin asgari geçim indiriminden yararlanması mümkün değildir. Çünkü, ortada bir vergi matrahı ve kesilen gelir vergisi olmadığı için bu sistemin uygulanması mümkün değildir. Dolayısıyla, mevcut istisna ve indirimler nedeniyle vergi matrahları doğmadığı için elde ettikleri ücret gelirinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayan ücretlilerin sistemden yararlanma imkanı bulunmamaktadır.

SORU 5: Hangi Ücret Ödemesinin Asgari Geçim İndiriminde Dikkate Alınacağının Ölçüsü Nedir?

Gelir vergisi kesintisi yapılmayan ücret ödemelerinin asgari geçim indirimi uygulamasında dikkate alınması mümkün değildir. Ücret gelirlerinin gerçek usulde vergilendirilmesinde öncelikle ücretlinin vergi matrahını bulmak gerekir. Vergi matrahını bulabilmek için de yıl içinde ücretliye yapılan hangi ödemelerin gelir vergisi tevkifatına tabi tutulduğunun bilinmesi gerekir. Gelir vergisinden istisna edilen ücret ödemeleri ya Gelir Vergisi Kanunu’nda ya da özel kanunlarla yapılan düzenleme sonucunda belirlenmektedir. Aşağıda kısaca bazı ücret ve ücret kapsamında değerlendirilen ödemelerin türü ve gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılmadığı belirtilmiştir.

ÖDEMENİN TÜRÜ
GELİR VERGİSİ TEVKİFATI

Aylık ücret (maaş)
Var (GVK-61, 94/1.mad.)

Kıdem tazminatı
Yok (GVK-25/7.mad.)

Fazla mesai ücreti
Var (GVK-61, 94/1.mad.)

Yevmiye (yolluk)
Belli bir sınırı aşarsa var (GVK-24/2.mad.)

Huzur ücreti (hakkı huzur)
Var (GVK-61, 94/1.mad.)

İkramiye
Var (GVK-61, 94/1.mad.)

İhbar tazminatı
Var (GVK-61, 94/1.mad.)

Primler
Var (GVK-61, 94/1.mad.)

Toplu iş sözleşmesi zam farkları
Var (GVK-61, 94/1.mad.)

İşe başlatmama tazminatı
Yok (GVK-25/1.mad.)

Aile yardımı
Yok

Askerlik yardımı
Var

Çocuk yardımı
Belli bir sınırı aşarsa var (GVK-25/4.mad.)

Evlenme yardımı
Belli bir sınırı aşarsa var (GVK-25/5.mad.)

Giyecek yardımı (ayni ve nakdi)
Var

İş riski zammı
Var

Kasa tazminatı
Var

Çıraklık ücreti
Belli bir sınırı aşarsa var (GVK-23/12.mad.)

Bayram harçlığı
Var

Doğum yardımı
Belli bir sınırı aşarsa var (GVK-25/5.mad.)

Gece zammı
Var

Kıdem zammı
Var

Konut tahsisi (lojman)
Belli şartlarda yok (GVK/23/9.mad.)

Konut yardımı (nakdi)
Var

Makam tazminatı
Var

Ölüm yardımı
Yok

Satış primi
Var

Ulaşım yardımı (servis)
Yok

Ulaşım yardımı (nakit)
Var

Temsil ödeneği
Var

Kardan hisse ücreti
Var

İzin harçlığı
Var

İdarecilik primi
Var

Jübile ikramiyesi
Var

Temettü ikramiyesi
Var

Teşvik ikramiyesi
Var

Eleman Temininde Güçlük Zammı
Var

Yemek yardımı (ayni işyerinde)
Yok

Yemek yardımı (nakdi yemek şirketi)
Belli bir sınırı aşarsa var (GVK-23/8.mad.)

Yemek yardımı (nakdi ücretliye)
Var

Yıllık izin ücreti
Var

Yakacak yardımı (ayni-nakdi)
Var

Yıpranma tazminatı
Var

Yılbaşı ikramiyesi
Var

İş kaybı tazminatı
Yok (4046 Sayılı Kanun)

İşsizlik ödeneği
Yok (4447 Sayılı Kanun)


SORU 6: Sosyal Güvenlik Destek Primi Ödeyenler Asgari Geçim İndiriminden Yararlanabilir mi?

Asgari geçim indirimi ile ilgili olarak 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde yapılan açıklamalara göre, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesi kapsamında değerlendirilen ücret geliri elde edenler, örneğin sosyal güvenlik destekleme primi ödemek suretiyle çalışanlar ile kurumların yönetiminde görevli olanlar da genel hükümlere göre asgari geçim indiriminden yararlanacaklardır. Buna göre; asgari geçim indirimi uygulamasından ücretleri gerçek usulde vergilendirilen gerçek kişiler yararlanabileceğinden, emekli olduktan sonra yeniden çalışmaya başlanarak, gerçek usulde ücret geliri elde edilmesi durumunda, asgari geçim indiriminden yararlanılması mümkün bulunmaktadır.

SORU 7: Asgari Geçim İndiriminden Ücret Geliri Dışında Gelir Elde Edenler Yararlanabilir mi?

Esas itibariyle Türk Vergi Sistemi’ne yeni giren asgari geçim indirimi uygulaması birçok OECD ülkelerinde sadece ücret gelirlerine değil tüm gelir unsurlarına toplu olarak uygulanmaktadır. Ancak, GVK’da yer alan mevcut düzenlemeye göre, bu sistem sadece gerçek usulde vergiye tabi tutulan ücret gelirleri için geçerli bulunduğundan, GVK’nın 2. maddesinde yer alan ücret dışındaki altı gelir unsurundan birini elde eden gerçek kişilerin bu sistemden yararlanmaları mümkün değildir.

SORU 8: Kapıcılar Asgari Geçim İndirimi Uygulamasından Yararlanabilir mi?

Asgari geçim indirimi uygulamasından ücretleri gerçek usulde vergilendirilen gerçek kişiler yararlanabilmektedir. Bu nedenle, elde ettikleri ücretlerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayanların asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanması mümkün değildir. GVK’nın 23/6. maddesi gereğince, aşağıdaki tabloda da görüldüğü üzere, konut kapıcı ücretlerinden gelir vergisi kesintisi yapılmadığından, gerçek usulde vergilendirilmeyen konut kapıcılarının bu sistemden yararlanması mümkün değildir.

Konut Kapıcı Ücreti Ve Kesintiler

(01.01.2011-30.06.2011 Dönemi)

Brüt Asgari Ücret
796,50 TL

Sigorta Primi İşçi Payı (%14)
111,51 TL

İşsizlik Sigortası İşçi Payı (%1)
7,97 TL

Gelir Vergisi Kesintisi
Yok

Damga Vergisi (binde 6,6)
Yok

Kesintiler Toplamı
119,48 TL

Net Ücret
677,02 TL


SORU 9: Uygulanan Asgari Geçim İndirimi Oranları Nedir?

GVK’nın 32. maddesinde yer alan hükme göre, asgari geçim indirimi uygulamasından ücretleri gerçek usulde vergilendirilen gerçek kişiler yararlanabilecektir. Kanun metninde indirim tutarının hesaplanmasında uygulanacak olan oranlarda belirtilmiştir. 265 Seri No.lu Genel Tebliğ’de ise uygulamaya ilişkin olarak gerekli açıklamalar yapılmıştır. Bu açıklamalara göre asgari geçim indirimi, ücretin elde edildiği takvim yılı başında belirlenen 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarına;

- Mükellefin kendisi için % 50’si

- Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10’u

- Çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere ilk iki çocuk için % 7,5’i

- Diğer çocuklar için % 5’i

olmak üzere ücretlinin şahsi ve medeni durumu dikkate alınarak hesaplanan indirim oranlarının uygulanması sonucu bulunacak tutarın, gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranla çarpılması sonucu bulunacak indirim tutarının 1/12'sinin aylık olarak hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmesi suretiyle bulunacaktır. Yani, mahsup edilecek asgarî geçim indirimi tutarı, asgari ücretin yıllık brüt tutarına yukarıdaki oranların uygulanması sonucunda bulunan tutara, gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oran olan %15 oranının çarpılması suretiyle bulunmaktadır. Bulunan bu tutar da hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmektedir.

Örnek: Eşi kamu kurumundan emekli olan ve 4 çocuğu bulunan ücretli Bay (A)’nın çocukları sosyal güvenlik yönünden kendisine tabi bulunmaktadırlar. Asgari geçim indiriminin uygulanmasında, asgari geçim indirimi oranı şöyle hesaplanacaktır;

Ücretlinin kendisi için
%50

Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için
%10

Çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere ilk 2 çocuk için (%7,5x2=)
%15

Diğer 2 çocuk için ise (%5x2=)
%10

Toplam asgari geçim indirimi oranı
%85


Asgari geçim indirimi oranının bulunmasında ücretlinin dikkate alabileceği en fazla çocuk sayısı; eşi ücretli çalışan için 6 çocuk, eşi çalışmayan için ise 4 çocuk olacaktır. Her iki durumda da %85 oranına ulaşılmakta olup, bu oranın üzerindeki oranlardan yapılan hesaplamalar dikkate alınmayacaktır.

SORU 10: Asgari Geçim İndirimi Tutarı Nasıl Hesaplanır?

Asgari geçim indirimi tutarı, ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarına belirtilen oranların uygulanması ile bulunan tutarın, gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine karşılık gelen oranla çarpımı sonucu bulunur.

A.G.İ. Yıllık Tutarı = (Asgari Ücretin Yıllık Brüt Tutarı X A.G.İ. Oranı) X %15


Asgari geçim indirimi yıllık tutarı, ücretlinin asgari geçim indiriminden bir yıl boyunca faydalanacağı net menfaattir. Aylık yapılan ücret ödemelerinde ise asgari geçim indirimi, hesaplanan yıllık tutarın 12’ye bölünmesi suretiyle uygulanacak ve bir ay içerisinde yararlanılabilecek asgari geçim indirimi tutarı, yıllık olarak hesaplanan tutarın 1/12’sini geçemeyecektir. Bu durumda, asgari ücretin aylık tutarı ise;

A.G.İ. Aylık Tutarı=A.G.İ. Yıllık Tutarı/12


formülü ile bulunacaktır. Aylık olarak tespit edilen bu tutarlar ise işverenler tarafından Asgari Geçim İndirimi Bordrosu’nda her bir ücretli için aylar itibariyle gösterilecektir. Asgari geçim indiriminin yıllık tutarı, her ücretli için asgarî ücret üzerinden hesaplanan yıllık vergi tutarını aşamayacak ve yılı içerisinde asgari ücret tutarında meydana gelen değişiklikler, asgari geçim indirimi uygulamasında dikkate alınmayacaktır. Ücretlinin faydalanacağı azami indirim tutarı, elde ettiği ücret geliri üzerinden hesaplanan gelir vergisi ile sınırlı olduğundan, mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde ücretliye herhangi bir iade yapılmayacaktır.

SORU 11: 2011 Yılında Asgari Geçim İndiriminin Hesaplanmasında Dikkate Alınacak Asgari Ücret Tutarı Nedir?

Bilindiği üzere, 2011 yılında Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından 16 yaşından büyükler için asgari ücret birinci altı aylık dönemde aylık brüt 796,50 TL, ikinci altı aylık dönem için ise aylık brüt 837 TL olarak tespit edilmiştir. Dolayısıyla, 2011 yılına ilişkin asgari geçim indirimi tutarının hesaplanmasında, yukarıdaki formülde yer alan asgari ücretin yıllık brüt tutarı olarak, ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarı olarak (796,50x12=) 9.558 TL’nin dikkate alınması gerekir. Hesaplamalarda bu tutar 12 ay boyunca kullanılacak olup, 2011 yılının ikinci yarısında asgari ücretin farklı uygulanması bu hesaplamaları etkilemeyecektir.

Buna göre, asgari geçim indirimi tutarının hesaplanmasında, ücretin elde edildiği takvim yılı başında belirlenen 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarı esas alınmaktadır. 2011 takvim yılı boyunca asgari geçim indirimi tutarının hesaplanmasında dikkate alınacak asgari ücretin aylık brüt tutarı ile yıllık brüt tutarı şöyledir.

2011 takvim yılı başında geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarı (01.01.2011-30.06.2011)
2011 takvim yılı başında geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarı (01.01.2011-30.06.2011)

796,50 TL
(796,50x12=) 9.558 TL


SORU 12: 16 Yaşından Küçük İşçilerde Sistem Nasıl Uygulanacaktır?

Asgari geçim indirimi tutarı, ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarına üzerinden hesaplanmaktadır. Dolayısıyla, 2011 yılında 16 yaşından küçüklere ödenecek asgari geçim indirimi tutarı tespit edilirken, 16 yaşından büyük işçilere ödenen asgari ücretin brüt tutarı esas alınarak hesaplama yapılacaktır.

16 Yaşını Doldurmuş İşçiler İçin Asgari Ücretin Netinin Hesabı (TL/AY)
16 Yaşını Doldurmamış İşçiler İçin Asgari Ücretin Netinin Hesabı (TL/AY)

Asgari ücret
796,50
Asgari ücret
679,50

SSK primi % 14
111,51
SSK primi % 14
95,13

İşsizlik sigortası fonu % 1
7,97
İşsizlik sigortası fonu % 1
6,80

Gelir vergisi %15
41,81(*)
Gelir vergisi %15
26,9

Damga vergisi (binde 6,6)
5,26
Damga vergisi % 06,6
4,48

Kesintiler toplamı
226,29
Kesintiler toplamı
193,05

Net asgari ücret
629,95(**)
Net asgari ücret
546,19


(*) Hesaplanan gelir vergisinden; Gelir Vergisi Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca işçinin, bekar ve çocuksuz olduğu ve sadece kendisi dikkate alınarak, Asgari Geçim İndirimi mahsup edilmiştir.

(**) Net ele geçen asgari ücrete 59,74 TL asgari geçim indirimi ilave edilmiştir.

SORU 13: 2011 Yılında Asgari Geçim İndirimi Uygulaması Asgari Ücretlinin Aylık Net Ücretini Ne Kadar Artıracaktır?

Bazı ücretlilerin farklı medeni durumları, eşin çalışma durumu ve çocuk sayılarına göre 2011 yılında aylık olarak alacakları asgari geçim indirimi tutarları ile bu tutarların asgari ücretin neti olan 570,21 TL’ye eklenmesi sonucunda ele geçecek yeni net tutarlar aşağıdaki şekilde olacaktır.

Ücretlinin Medeni Durumu ve Çocuk Sayısı
Aylık Asgari Geçim İndirimi Tutarı (TL)
Asgari Ücretlinin Net Eline Geçen Tutar (TL)

Bekâr
59,74
(570,21+59,74=) 629,95

Evli eşi çalışmayan
71,69
(570,21+71,69=) 641,9

Evli eşi çalışmayan 1 çocuklu
80,65
(570,21+80,65=) 650,86

Evli eşi çalışmayan 2 çocuklu
89,61
(570,21+89,61=) 659,82

Evli eşi çalışmayan 3 çocuklu
95,58
(570,21+95,58=) 665,79

Evli eşi çalışmayan 4 çocuklu
101,55
(570,21+101,55=) 671,76

Evli eşi çalışan
59,74
(570,21+59,74=) 629,95

Evli eşi çalışan 1 çocuklu
68,70
(570,21+68,70=) 638,91

Evli eşi çalışan 2 çocuklu
77,66
(570,21+77,66=) 647,87

Evli eşi çalışan 3 çocuklu
83,63
(570,21+83,63=) 653,84

Evli eşi çalışan 4 çocuklu
89,61
(570,21+89,61=) 659,82

Evli eşi çalışan 5 çocuklu
95,58
(570,21+95,58=) 665,79

Evli eşi çalışan 6 çocuklu
101,55
(570,21+101,55=) 671,76


SORU 14: Asgari Geçim İndirimi Tutarının Hesaplanmasında Üst Sınır Nedir?

Genel Tebliğ’de yapılan açıklamaya göre, asgari geçim indiriminin yıllık tutarı, her ücretli için takvim yılı başında geçerli olan asgarî ücret üzerinden hesaplanan yıllık vergi tutarını aşamayacak ve yılı içerisinde asgari ücret tutarında meydana gelen değişiklikler, asgari geçim indirimi uygulamasında dikkate alınmayacaktır. Asgari geçim indirimi tutarının, ücretlinin aylık hesaplanan vergisinden fazla olması halinde, fazlası dikkate alınmayacaktır. Dolayısıyla, ücretlinin yararlanacağı aylık asgari geçim indirimi tutarı, aylık asgari ücret tutarı üzerinden hesaplanan aylık vergi tutarını aşamayacaktır. Örneğin, 2011 yılı takvim yılı başında geçerli olan asgari ücretin brüt tutarı olan 796,50 TL üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarı 101,55 TL olduğundan, asgari geçim indirimi tutarı hiçbir şekilde 101,55 TL'yi aşamayacaktır.

Bir diğer sınırlama ise, mahsup edilecek asgari geçim indirimi tutarı kişinin ücretinden kesilen gelir vergisinden fazla olamayacaktır. Genel Tebliğ’de yapılan açıklamaya göre, asgari geçim indirimi tutarının, ücretlinin aylık hesaplanan vergisinden fazla olması halinde, fazlası dikkate alınmayacaktır. Ücretlinin faydalanacağı azami indirim tutarı, elde ettiği ücret geliri üzerinden hesaplanan gelir vergisi ile sınırlı olduğundan, mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde ücretliye herhangi bir iade yapılmayacaktır.

2011 yılı için bir ücretlinin en fazla yararlanabileceği asgari geçim indirimi tutarı aylık 101,55 TL olmakla beraber, ilgilinin aylık ücret tutarından kesilen gelir vergisi tutarının 101,55 TL’nin altında bir tutar olması halinde, kişi ücretinden kesilen gelir vergisi tutarı kadar asgari geçim indiriminden yararlanacaktır. Örneğin, 25 Mart 2011 tarihinde yeni işe giren ve 3 günlük ücretinden 30 TL gelir vergisi kesilen bekar bir ücretlinin yararlanacağı aylık asgari geçim indirimi tutarı normalde 59,74 TL olmasına rağmen (kıst dönemlerde tam ay sayılmaktadır), ödenecek tutar 3 günlük ücretinden kesilen aylık gelir vergisi tutarı olan 30 TL kadar olacaktır.

SORU 15: 2011 Yılında Ücretlilerin Alacağı Yıllık ve Aylık Asgari Geçim İndirimi Tutarları Nedir?

ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİNİN HESAPLANMASINA İLİŞKİN TABLO([6])

(Asgari ücret; 2011 yılı için aylık 796,50 TL, yıllık 9.558,00 TL olarak dikkate alınmıştır)



Ücretlinin Medeni Durumu

(1)


Oran

(%)

(2)
Matrah

(Yıllık Brüt Asgari Ücret x AGİ Oranı)

(3)
İndirim Tutarı

[(3) x %15]

(4)
Aylık Tutar

[(4)/12]

(5)

BEKAR
50,00
4.779,00
716,85
59,74

EVLİ EŞİ ÇALIŞMAYAN
60,00
5.734,00
860,22
71,69

EVLİ EŞİ ÇALIŞMAYAN 1 ÇOCUKLU
67,50
6.451,65
967,75
80,65

EVLİ EŞİ Ç ALIŞMAYAN 2 ÇOCUKLU
75,00
7.168,50
1.075,28
89,61

EVLİ EŞİ ÇALIŞMAYAN 3 ÇOCUKLU
80,00
7.646,40
1.146,96
95,58

EVLİ EŞİ ÇALIŞMAYAN 4 ÇOCUKLU(*)
85,00
8.124,30
1.218,65
101,55

EVLİ EŞİ ÇALIŞAN
50,00
4.779,00
716,85
59,74

EVLİ EŞİ ÇALIŞAN 1 ÇOCUKLU
57,50
5.495,85
824,38
68,70

EVLİ EŞİ ÇALIŞAN 2 ÇOCUKLU
65,00
6.212,70
931,90
77,66

EVLİ EŞİ ÇALIŞAN 3 ÇOCUKLU
70,00
6.690,60
1.003,59
83,63

EVLİ EŞİ ÇALIŞAN 4 ÇOCUKLU
75,00
7.168,50
1.075,28
89,61

EVLİ EŞİ ÇALIŞAN 5 ÇOCUKLU
80,00
7.646,40
1.146,96
95,58

EVLİ EŞİ ÇALIŞAN 6 ÇOCUKLU(*)
85,00
8.124,30
1.218,65
101,55


(*) 2011 yılı takvim yılı başında geçerli olan asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarı 101,55 TL olduğundan, Asgari Geçim İndirimi tutarı 101,55 TL'yi aşamayacaktır.

SORU 16: Birden Fazla İşverenden Ücret Alan Ücretli Asgari Geçim İndirimi Tutarını Hangi İşverenden Alacaktır?

Konu hakkında yayımlanan 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde yapılan açıklamalara göre, aynı zamanda birden fazla işverenden ücret alınması halinde, asgari geçim indirimi uygulaması, en yüksek ücretin elde edildiği işveren tarafından gerçekleştirilecektir. Ücretliler medeni durumu ve çocuk sayısı hakkında bildirimlerini, en yüksek ücret geliri elde ettikleri işverene vererek uygulamanın ilgili işverence yerine getirilmesini sağlayacaklardır. En yüksek ücretin hangi işverenden alınacağının belli olmaması halinde, indirimden yaralanacağı işvereni ücretli kendisi belirleyecektir. Ücretlinin aynı anda birden fazla işverenden dolayı asgari geçim indiriminden faydalandığının tespiti halinde; oluşan vergi ziyaı, ücretliden cezalı olarak tahsil edilecektir.

Örnek: (X) A. Ş. de Muhasebe Müdürü olarak çalışmakta olan ücretli, 2011 yılı Ocak ayında; bu işyerinden 5.000 TL, (Y) Konut Kooperatifi Başkanlığından 2.000 TL ve (Z) Anonim Şirketin yönetim kurulu üyeliğinden de 1.000 TL ücret geliri elde etmiştir.

İşverenler
Brüt Ücret Tutarı

(X) Anonim Şirketi
5.000 TL

(Y) Konut Kooperatifi
2.000 TL

(Z) Anonim Şirketi Huzur Ücreti
1.000 TL


Örnekte ücretli, Ocak/2011 ayında üç ayrı işverenden ücret geliri elde etmektedir. Ücretli, medeni durumu ve çocuk sayısı hakkında Aile Durumu Bildirimini, en yüksek ücret geliri elde ettiği (X) A.Ş.’ye verecek ve 2011 yılında asgari geçim indirimi uygulamasından en yüksek ücret aldığı bu işvereni kanalıyla yararlanacaktır. Ücretlinin, diğer işverenleri kanalıyla ayrıca asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanması mümkün değildir.

SORU 17: Yıl İçinde İşyeri ve İşvereni Değişen Ücretliler Hangi Tarihten İtibaren Asgari Geçim İndiriminden Yararlanacaklardır?

Yıl içinde işyeri ve işvereni değişen ücretliler, yeni işyerlerinde veya işverenleri nezdinde çalışmaya başladıkları aydan itibaren asgari geçim indiriminden yaralanmaya devam edeceklerdir. Eski işverenin ödemediği asgari geçim indirimi tutarını, yeni işverenin ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır.

SORU 18: Ücretlinin Medeni Durumu ve Çocuk Sayısı Sistemin Uygulanmasında Ne Derece Önemlidir?

Asgari geçim indirimi tutarının hesaplanmasında ücretlinin medeni durumu ve çocuk sayısı dikkate alınmaktadır. Bu konuda sistem tamamen ücretlinin beyanı doğrultusunda yürümektedir. Bu nedenle, ücretlinin medeni durumu ve çocuk sayısı ile eşinin iş ve gelir durumu hakkında işverenlerine doğru bildirimde bulunmaları gerekmektedir. Ayrıca, ücretlinin mevcut durumlarında herhangi bir değişiklik olması halinde (evlenme, boşanma, ölüm, doğum vb.) bu değişiklikleri işverene süresinde bildirmesi gerekmektedir. Asgari geçim indirimi oranını etkileyen bu değişiklikler bildirilmediği sürece işverenin bir sorumluluğu yoktur. İşverenler, ücretlilerin bu değişiklikleri kendilerine bildirdikleri tarih itibariyle dikkate alacaklardır.

SORU 19: Asgari Geçim İndirimi Yüksek ve Düşük Ücret Geliri Elde Den Herkese Aynı Oranda mı Uygulanacaktır?

Asgari geçim indirimi avantajından, ücret seviyesi ne olursa olsun, medeni durumları aynı olan gerçek usulde ücret geliri elde eden tüm ücretliler aynı ölçüde yararlanacaktır. Yani eşi çalışmayan ve dört çocuğu üzerinden sistemden yararlanan bir asgari ücretli ile aynı şartlarda eşi çalışmayan ve dört çocuğu bulunan ve 10.000 TL ücret alan bir ücretlinin alacağı asgari geçim indirimi tutarı aynı olmaktadır.

SORU 20: Net Ücret Üzerinden Anlaşan Ücretliler Asgari Geçim İndiriminden Yararlanabilir mi?

Ülkemizde, özel sektörde faaliyet gösteren işyerlerinin çoğunda işverenler, işçilerle “net ücret” üzerinden anlaşmakta ve işçinin gelir vergisi ve sigorta primini işveren üstlenmektedir. Bu durumda, bu sistemin mutlak surette ücretliye yansıması ve ücretlinin vergi yükünü azaltması gerekmektedir. Uygulamada işverenlerce bireysel emeklilik, sakatlık indirimi v.b. gibi işçiye tanınan vergi avantajları işçiye yansıtılmamakta işçiyle ne kadarlık bir anlaşma yapılmışsa o tutar ücretliye ödenmektedir. Örneğin; ücretli ve işveren ayda 2.000 TL net ücret üzerinden anlaştıklarını varsayarsak daha sonra işçinin bireysel emeklilik ödemesi, sakatlık indirimi v.b. nedenlerle daha az vergi ödemesi durumunda ücretliye tanınan bu vergi avantajı nedeniyle ödenmeyen bu tutar ücretliye ödenmemekte ve ücretliye 2.000 TL ücret ödenmeye devam edilmektedir. Oysa ücretliye tanınan bu vergi avantajı Devletin vazgeçtiği vergi niteliğinde olup bu tutarın da ücretliye ödenmesi gerekmektedir.

Bu konuda, Maliye Bakanlığı’nca yayımlanmış olan 265 Seri No.lu Genel Tebliğ’de açıkça bu hususa değinilmiş ve işverenlerin asgari geçim indirimi tutarını mutlaka net ücrete ilave edip ücretliye ödemesi gerektiği açıklanmıştır. Aksi takdirde işverenler, muhtasar beyannamede ücretliye ödemediği bir tutarı mahsup etmiş olacağından, vergi ziyaına sebebiyet vermiş olacaktır.

SORU 21: Asgari Geçim İndirimi Uygulamasında Ücretlinin Beyanı Esas mıdır?
Bu uygulamada eşin çalışmadığı ve herhangi bir gelirinin olmadığına ilişkin olarak (aksi tespit edilmediği sürece) ücretlinin beyanı yeterli olacaktır. Asgari geçim indiriminde ücretlinin yararlanması için başka herhangi bir araştırmanın yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Bu çerçevede bildirimin dışında ücretlilerden nüfus kayıt örneği v.b. belgeler talep edilmeyecektir. Ancak, işverenler sorumluluklarını göz önünde bulundurarak şüpheli durumlarda gerekli belgeleri de talep edebilirler. Ayrıca, çocuk sayıları ile çocukların yaş ve öğrenim durumları konusunda da ücretlilerin beyanı esas alınacaktır. Dolayısıyla sistemin sağlıklı işlemesi için ilk olarak ücretlilerin doğru beyanlarda bulunması gerekmektedir.

SORU 22: Yeni İşe Giren Ücretli Asgari Geçim İndiriminden Yararlanmak İçin İşverene Bildirimde Bulunmak Zorunda mıdır?

Ücretliler, medeni durumları ve çocuk sayıları ile eşinin iş ve gelir durumu hakkında Genel Tebliğ ekinde yer alan “Aile Durumu Bildirimi” ile işverenlerine bildirimde bulunacaklardır. Durumlarında herhangi bir değişiklik olması halinde (evlenme, boşanma, ölüm, doğum vb.) bu değişiklikleri işverene bir ay içerisinde bildireceklerdir. Asgari geçim indirimi oranını etkileyen değişiklikler, söz konusu değişikliğin işverene bildirildiği tarih itibariyle uygulanacak olup, eşlerin her ikisinin de ücretli olması halinde çocuklar yalnızca sosyal güvenlik yönünden tabi oldukları eşin bildirimine dahil edilecektir.

SORU 23: Ücretliler Aile Durumu Bildirimini Doldururken Nelere Dikkat Edeceklerdir?

“Aile Durumu Bildirimi”nin ücretliler tarafından doldurulmasında dikkat edilecek hususlar söz konusu Bildirimde de belirtildiği üzere şöyledir;

- Bu bildirim, işverenlerce muhteviyatına uygun olarak çoğaltılıp kullanılabilecektir.

- Bildirim, ilk işe girişte verilecek olup, çalışanın asgari geçim indiriminden yararlanan eş veya çocuk durumunda bir değişiklik meydana gelmesi halinde bildirim yeniden verilecektir.

- Bildirim ilk işe girişte verilmekle beraber, işverenler uygulamayı doğru yapmak ve hataya sebebiyet vermemek için uygulamanın ilk başlangıcından önce ücretlilerden bildirimi doldurmalarını isteyeceklerdir.

- Nafakasını sağladıkları çocuklara ait asgari geçim indiriminden yararlanacak olan eş tarafından, mahkeme ilamının onaylı bir örneği bildirime eklenecektir.

- Çocuklar, sosyal güvenlik yönünden tabi oldukları eşin bildirimine dahil edilecektir.

- İndirimin uygulamasında “çocuk” tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları, “eş” tabiri ise, aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade edecektir.

- Sadece ücret geliri elde eden eş, “çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş” kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bunlar dışındakiler ise çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş kapsamında değerlendirilecek olup, münhasıran emekli maaşı alanlar da çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş olarak kabul edilecektir.

- Bildirim üç bölümden oluşmakta olup; bunlar bildirimden yararlanan ücretliye ilişkin bilgiler kısmı, ücretlinin eşine ait bilgiler kısmı ve sistemden yararlanacak çocuklara ait bilgiler kısmıdır.

- Ücretlinin bildirimini doldururken “Sosyal Güvenlik No/Sicil No/Kurum Sicil No” bölümüne sadece birisini yazması yeterli bulunmaktadır.

- Eşin iş durumu ile ilgili olarak da eş ücretli ise çalışıyor, diğer durumlarda ise çalışmıyor şeklinde doldurulması gerekmektedir,

- Eşin gelir durumu kısmının ise doldurulmasına gerek bulunmamaktadır. Çünkü, Genel Tebliğ’de yapılan açıklamalara göre, sadece ücret geliri elde eden eş, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş kapsamında değerlendirilmeyecek olup, bunun dışındaki tüm durumlardaki eş, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş olarak değerlendirilecektir.



İmdat TÜRKAY*

Yaklaşım


--------------------------------------------------------------------------------

(*) Gelir İdaresi Başkanlığı Şube Müdürü

([1]) 04.04.2007 tarih ve 26483 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

([2]) 03.07.2009 tarih ve 27277 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

([3]) 04.12.2007 tarih ve 26720 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

([4]) 24.06.2008 tarih ve 26916 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

([5]) 12.08.2009 tarih ve 27317 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

([6]) www.gib.gov.tr/Sıkça Sorulan Sorular

_________________
[suskunluqum asaletimdir]

ResimResim


BaÅŸa Dön Başa Dön
 Profil  
 

11 Eki 2011, 13:38

 Re: Soru ve Cevaplarla Asgari Geçim İndirimi Uygulaması
Çevrimdışı
Site Admin
Site Admin

Kayıt: 30 Ağu 2007, 16:16
Mesajlar: 4619
Soru ve Cevaplarla Asgari Geçim İndirimi Uygulaması-V


193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 32. maddesinde yer alan ve gerçek usulde ücret geliri elde eden ücretlilerin yararlandığı “As­gari Ge­çim İn­di­ri­mi” uygulamasına ilişkin özellik arz eden hususlar soru ve cevaplarla açıklanmaya devam edilecektir([1]).

GİRİŞ

SORU 1: Asgari geçim indirimi uygulamasında cezai müeyyide nasıl doğar?

Asgari geçim indirimi uygulamasında, ücretlilere ödenecek olan asgari geçim indirimi tutarları, ücretlilere ödenen aylıklardan kesilen gelir vergisinden mahsup edilmek suretiyle ücretliye yansıtıldığından, haksız yere asgari geçim indirimi tutarının mahsup edilmesi durumunda ödenmesi gereken gelir vergisi tutarı azaltılmış olacağından, bu durumda vergi ziyaı oluşabilecektir. Bunlardan birincisi, ücretliler tarafından işverene verilen Aile Durumu Bildiriminin yanlış doldurulması sonucunda vergi ziyaı meydana gelecektir. Bir diğer nedende işverenler tarafından çalışana ilgili aylarda ödenmediği halde muhtasar beyannamede asgari geçim indirimi tutarının mahsup edilmesidir. Ayrıca, birden fazla işverenden ücret alan ücretlinin her bir işvereninden aynı anda bildirimde bulunup, bu sistemden yararlanması durumunda da yersiz alınan asgari geçim indirimi tutarı nedeniyle vergi ziyaı oluşacaktır.

Sonuç olarak, asgari geçim indirimine ait tutarların gerek işveren tarafından ücretliye ödenmemesi gerekse de ücretlinin medeni durumuna ilişkin yanlış bilgi vermek suretiyle daha yüksek oranda yararlanması 213 sayılı Vergi Usul Kanunu açısından cezai işlemlerin yapılmasını gerektirmektedir. Dolayısıyla, hem işveren hem de ücretli açısından cezai sorumluluk söz konusu olabilecektir. Bu durumla ilgili olarak Vergi Usul Kanunu’nun 341. maddesinde aşağıdaki hükme yer verilmiştir.

"Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder. Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir.

Yukarıdaki fıkralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınması ceza uygulanmasına mani teşkil etmez."

Aynı Kanun’un 344. maddesinde ise vergi ziyaı suçunun işlenmesi halinde ne tür bir ceza verileceği belirtilmiştir. Buna göre vergi ziyaı suçu işleyenlere, ziyaa uğrattıkları verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilmektedir.

SORU 2: Ücretlilerin karşılaşabileceği cezai müeyyide nedir?

Asgari geçim indirimi hesaplanırken ücretlinin medeni durumu göz önünde bulundurulmaktadır. Bu uygulamada eşin çalışıp çalışmadığı, herhangi bir gelirinin olup olmadığı ve çocukların durumuna ilişkin olarak (aksi tespit edilmediği sürece) ücretlinin beyanı yeterli olmaktadır. Ücretlinin bu konularda yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle, haksız olarak asgari geçim indiriminden yararlanması dolayısıyla da daha az vergi ödemesi halinde, haksız olarak yararlanılan tutarlar 213 sayılı Vergi Usul Kanunu gereğince ücretliden cezalı olarak tahsil edilecektir. Asgari geçim indiriminden haksız yere yararlanılması vergi ziyaı cezasını gerektirecektir. Ücretli haksız yararlandığı asgari geçim indirimi ile birlikte vergi ziyaı cezasını da ödemek zorunda kalacaktır. Haksız yararlanılan asgari geçim indirimi tutarı için ayrıca vergi/ceza ihbarnamesinin kesinleşmesine kadar gecikme faizi de uygulanacaktır.

SORU 3: İşverenler tarafından çalışana ödenmediği halde haksız yere Muhtasar Beyannamede mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı için cezai müeyyide nedir?

İşverenler ücretliler tarafından kendilerine verilen bildirimlere göre hesapladıkları yıllık asgari geçim indirimi tutarlarının her aya isabet eden kısmını, ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup etmekte ve mahsup edilen bu tutar ücretliye ödenmektedir. İşverenler tarafından hizmet erbabının ücret gelirlerinden kesilen gelir vergisinden mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarının, o ayki ücretiyle birlikte ücretliye nakden ödenmesi gerekir. Aksi takdirde, ücretliye nakden ödenmeyen asgari geçim indirimi, işverenler tarafından haksız yere yapılan bir mahsup işlemi niteliği taşıyacak ve tevkif suretiyle kesilen verginin bu tutar kadar olan kısmı, muhtasar beyanname ile eksik beyan edilmiş olacaktır. Bu nedenle, ücretliye nakden ödenmeyen asgari geçim indirimi o ayda eksik beyan edilmiş vergi tevkifatı olarak kabul edilerek, bu vergiler için de işverenler hakkında cezalı tarhiyat yapılacaktır.

SORU 4: Muhtasar Beyanname vermek zorunda olmayan işverenin yanında çalışan ücretliden fazla aldığı asgari geçim indirimi tutarı nasıl geri alınacaktır?

Ücretlinin muhtasar beyanname vermek zorunda olan veya olmayan bir işveren nezdinde çalışıyor olması halinde izlenecek yöntem dışında karşılaşılacak ceza açısından herhangi bir fark bulunmamaktadır. Şöyle ki, muhtasar beyanname vermek zorunda olmayan bir kamu kurumunda çalışan memur maaşını saymanlık vasıtasıyla almakta olduğundan cezai işlemler saymanlıkça yerine getirilecek ve cezai işlemlerin muhatabı doğrudan ücretli olacaktır. Vergi ceza ihbarnamesi ücretli adına düzenlenerek haksız yere yararlanılan asgari geçim indirimi tutarları kendisinden geri alınacaktır.

Genel bütçeye dahil dairelerde çalışan ücretlilerce, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle asgari geçim indirimi tutarının fazla hesaplanmasına neden olunması halinde, vergi/ceza ihbarnamesinin ücretliler adına düzenlenerek tahsil işleminin buna göre yapılması gerekmektedir. Haksız yararlanılan asgari geçim indirimi nedeniyle eksik ödenen vergi tutarları, ilgili saymanlıklarca saymanlığın bağlı bulunduğu vergi dairelerine intikal ettirilerek ücretlilerden ihbarname kuralına göre cezalı olarak tahsil edilecektir. Bu vergi cezasından işverenlerin tahakkuk memurları da müteselsilen sorumlu olacaklardır.

SORU 5: Muhtasar Beyanname vermek zorunda olan işverenin yanında çalışan ücretliden fazla aldığı asgari geçim indirimi tutarı ne şekilde geri alınacaktır?

Muhtasar beyanname veren bir işveren nezdinde çalışan bir ücretliye ilişkin cezai işlemler ise işverenin bağlı olduğu vergi dairesince gerçekleştirilecektir. Ancak, vergi/ceza ihbarnamesinin muhatabı işveren olacaktır. Öte yandan, haksız yararlanılan tutarlar ücretlinin yanlış beyanından kaynaklanmışsa genel hükümler çerçevesinde işveren ödediği bu tutarları ücretliye yansıtabilecektir.

İşverenler, vergi sorumlusu sıfatıyla sadece kendilerine tabi olarak çalışan ücretlilerin ücretlerinden tevkif ettikleri gelir vergilerini sadece kaynakta kesmek bakımından değil, bunun doğru olarak beyan edilip ödenmesinden de sorumludurlar. Bu nedenle, tevkif suretiyle kesilen vergilerin eksik beyanı dolayısıyla yapılan ikmalen veya re’sen tarhiyatlarda vergi aslı ile buna ilişkin cezalardan sorumlu olacaklardır. Buna göre, muhtasar beyanname veren işverenlerin yanında çalışan ücretlilerin haksız yere asgari indiriminden yararlanmaları durumunda vergi/ceza ihbarnamesinin işveren adına tanzim edilerek işverene tebliğ edilmesi gerekmektedir. Daha sonra tahakkuk edecek vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin işverenden tahsil edilmesi gerekir.



SORU 6: Sakatlık İndiriminden yararlanan ücretliler asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanabilir mi?



Gelir Vergisi Kanunu’nun verginin hesaplanması başlıklı 104. maddesinde yıllık gelir vergisinin vergiye tabi gelirlerin yıllık toplamından 31. maddedeki indirimler düşüldükten sonra 103. maddedeki nispetlerin uygulanması suretiyle hesaplanacağı belirtilmektedir. GVK’nın 31. maddesinde yer alan sakatlık indirimi tutarları her yıl için belirlenmekte olup, 2011 yılı için de 278 Seri No.lu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliği([2]) ile belirlenmiştir. Buna göre, 2011 yılında gerçek usulde elde edilen ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde indirim konusu yapılacak aylık sakatlık indirimi tutarları şöyledir;






1. Derece Sakatlar İçin

(Çalışma gücünün asgari %80’ini kaybetmiş olanlar)




700 TL




2. Derece Sakatlar İçin

(Çalışma gücünün asgari %60’ını kaybetmiş olanlar)




350 TL




3. Derece Sakatlar İçin

(Çalışma gücünün asgari %40’ını kaybetmiş olanlar)




170 TL


Sakatlık indiriminden yararlanan bir ücretlinin gelir vergisi matrahı hesaplanırken sakatlık indirimi mahsup edilecek, sakatlık indiriminin mahsubundan sonra kalan gelir vergisi matrahı üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarından da yıllık asgari geçim indirimi tutarının 1/12'sinin mahsup edilmesi gerekmektedir. Mahsup edilecek tutar, kalan gelir vergisi tutarını aşamayacak ve mahsup edilemeyen asgari geçim indirimi tutarı diğer dönemlerde mahsup edilemeyecektir.

Sakatlık indiriminden yararlanan bir ücretlinin, indirim nedeniyle gelir vergisi matrahının kalmaması durumunda gelir vergisi tevkifatı yapılamayacağı için asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanması mümkün değildir. Asgari geçim indirimi uygulamasında esas olan, ücretlinin vergi matrahının doğması ve bu matrah üzerinden de gerçek usulde gelir vergisi tevkifatının yapılmış olmasıdır. Ancak, sakatlık derecesine göre sakatlık indirimi uygulaması sonrasında ücretlinin gelir vergisi matrahının kalması veya hizmet erbabına aylık maaş ödemesi dışında vergiye tabi diğer ödemelerin yapılması durumunda, yapılan gelir vergisi tevkifatını aşmamak üzere, ücretlinin asgari geçim indiriminden yararlanması mümkün bulunmaktadır.

SORU 7: Birinci derecede sakatlık indiriminden yararlanan bir asgari ücretli asgari geçim indiriminden yararlanabilir mi?

Bilindiği üzere, 2011 yılında Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından 16 yaşından büyükler için asgari ücret birinci altı aylık dönemde aylık brüt 796,50 TL, ikinci altı aylık dönem için ise aylık brüt 837 TL olarak tespit edilmiştir. Dolayısıyla, 2011 yılına ilişkin asgari geçim indirimi tutarının hesaplanmasında, asgari ücretin yıllık brüt tutarı olarak, ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarı olarak (796,50X12=) 9.558 TL’nin dikkate alınması gerekir. Hesaplamalarda bu tutar 12 ay boyunca kullanılacak olup, 2011 yılının ikinci yarısında asgari ücretin farklı uygulanması bu hesaplamaları etkilemeyecektir.

Bu durumda örneğin, Eylül/2011 ayında eşi ücretli olarak çalışan ve çocuğu olmayan bir asgari ücretlinin, 1. derecede sakatlık indiriminden faydalandığını düşünelim. Yıllık ve Eylül/2011 ayı asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.




2011 Takvim yılı başında geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarı (796,50X12=)


9.558 TL




Ücretlinin asgari geçim indirimi oranı


%50




- Ücretlinin kendisi için %50







Asgari geçim indirimine esas tutar (9.558 X %50=)


4.779 TL




Asgari geçim indiriminin yıllık tutarı ( 4.779 X %15=)


716,85 TL


Hesaplanan yıllık tutarın 1/12'si olan (716,85/12=) 59,74 TL, aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifatı tutarından aşağıdaki şekilde mahsup edilecektir.




2011 Yılı Eylül ayı brüt ücret (Asgari Ücret)


837,00 TL




2011 Yılı Eylül ayı tevkifat matrahı

- 1. Derece sakatlık indirimi tutarı

- Sakatlık indirimi düşüldükten sonra kalan tevkifat matrahı


711,45 TL

700,00 TL

11,45 TL




2011 Yılı Eylül ayı ücretinden hesaplanan gelir vergisi


1,72 TL




2011 Yılı Eylül ayı mahsup edilecek A.G.İ. tutarı


59,74 TL




2011 Yılı Eylül ayı ödenecek gelir vergisi


0,00 TL




2011 Yılı Eylül ayında yararlanılacak A.G.İ. tutarı


1,72 TL


2011 yılı Eylül ayında 1. dereceden sakatlık indiriminden yararlanan asgari ücretlinin 11,45 TL vergi matrahı oluşmakta ve 1,72 TL gelir vergisi tevkifatı yapılmaktadır. Örnekteki ücretli sakatlık indiriminden dolayı ücretinden kesilen 1,72 TL gelir vergisi için aylık olarak hesaplanan 59,74 TL tutarındaki asgari geçim indiriminden 1,72 TL kadar yararlanacaktır. Ücretlinin yararlanamadığı (59,74-1,72=) 58,02 TL asgari geçim indirimi tutarının diğer aylarda de dikkate alınması veya ücretliye iadesi mümkün değildir.

SORU 7: İkinci derecede sakatlık indiriminden yararlanan bir asgari ücretli asgari geçim indiriminden yararlanabilir mi?

Eylül/2011 ayında eşi ücretli olarak çalışan ve 2 ve 8 yaşlarında iki çocuğu olan bir asgari ücretlinin, 2. derecede sakatlık indiriminden faydalandığını düşünelim. Ücretlinin Eylül/2011 ayı asgari geçim indirimi uygulaması şöyle olacaktır. Öncelikle ücretlinin yıllık ve Eylül/2011 ayı asgari geçim indirimi tutarını hesaplayalım.




2011 Takvim yılı başında geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarı (796,50X12=)


9.558 TL




Ücretlinin asgari geçim indirimi oranı


%65




- Ücretlinin kendisi için %50

- Ücretlinin çocukları için %15







Asgari geçim indirimine esas tutar (9.558 TL X %65=)


6.212,7 TL




Asgari geçim indiriminin yıllık tutarı (6.212,7 X %15=)


931,90 TL


Hesaplanan yıllık asgari geçim indirimi tutarının 1/12'si olan (931,90/12=) 77,66 TL, aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifatı tutarından mahsup edilecektir. Bu ücretlinin Eylül ayı için, asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.




2011 Yılı Eylül ayı brüt ücreti


837,00 TL




2011 Yılı Eylül ayı tevkifat matrahı

- 2. Derece sakatlık indirimi tutarı

- Sakatlık indirimi düşüldükten sonra kalan tevkifat matrahı


711,45 TL

350,00 TL

361,45 TL




2011 Yılı Eylül ayı ücretinden hesaplanan gelir vergisi


54,22 TL




2011 Yılı Eylül ayı mahsup edilecek A.G.İ. tutarı


77,66 TL




2011 Yılı Eylül ayı ödenecek gelir vergisi


0,00 TL




2011 Yılı Eylül ayında yararlanılacak A.G.İ. tutarı


54,22 TL




Asgari geçim indirimi uygulamasında mahsup edilecek tutar, hesaplanan gelir vergisi tutarını aşamayacağından yalnızca 54,22 TL'lik kısmı ücretliye ödenecek ve (77,66-54,22=) 23,44 TL asgari geçim indirimi farkından yararlanamayacaktır. İşveren Eylül/2011 ayında mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı (54,22 TL) kadar ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır.

SORU 9: Üçüncü derecede sakatlık indiriminden yararlanan bir asgari ücretli asgari geçim indiriminden yararlanabilir mi?

Eylül/2011 ayında eşi ücretli olarak çalışmayan ve 2, 10, 16 yaşlarında üç çocuğu olan bir asgari ücretlinin, 3. derecede sakatlık indiriminden faydalandığını düşünelim. Yıllık ve Eylül/2011 ayı asgari geçim indirimi tutarı şu şekilde hesaplanacaktır.




2011 Takvim yılı başında geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarı (796,50X12=)


9.558 TL




Ücretlinin asgari geçim indirimi oranı


%80




- Ücretlinin kendisi için % 50

- Ücretlinin eşi için % 10

- Ücretlinin çocukları için % 20







Asgari geçim indirimine esas tutar (9.558 X %80=)


7.646,40 TL




Asgari geçim indiriminin yıllık tutarı (7.646,40 X %15=)


1.146,96 TL


Hesaplanan yıllık asgari geçim indirimi tutarının 1/12'si olan (1.146,96/12=) 95,58 TL, aylık olarak hesaplanan gelir vergisi tevkifatı tutarından mahsup edilecektir. Bu ücretlinin Eylül/2011 ayı için asgari geçim indirimi mahsup işlemi aşağıdaki şekilde gerçekleştirilecektir.




2011 Yılı Eylül ayı brüt ücreti (Asgari ücret)


837,00 TL




2011 Yılı Eylül ayı tevkifat matrahı

- 3. Derece sakatlık indirimi tutarı

- Sakatlık indirimi düşüldükten sonra kalan tevkifat matrahı


711,45 TL

170,00 TL

541,45 TL




2011 Yılı Eylül ayı ücretinden hesaplanan gelir vergisi


81,22 TL




2011 Yılı Eylül ayı mahsup edilecek A.G.İ. tutarı


95,58 TL




2011 Yılı Eylül ayı ödenecek gelir vergisi


0,00 TL




2011 Yılı Eylül ayında yararlanılacak A.G.İ. tutarı


81,22 TL


Asgari geçim indirimi uygulamasında mahsup edilecek tutar, hesaplanan gelir vergisi tutarını aşamayacağından yalnızca 81,22 TL'lik kısmı ücretliye ödenecek ve (95,58-81,22=) 14,36 TL asgari geçim indirimi farkından yararlanamayacaktır. Ücretlinin ilgili ayda yararlanamadığı bu tutarı sonraki aylarda da talep etmesi mümkün değildir. Sonuç olarak işveren, Eylül/2011 ayında mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı (81,22 TL) kadar ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır.

SORU 10: Sakatlık indiriminden yararlanan ücretliden gelir vergisi kesilmediği durumda, ek ders ve fazla mesai ücretine asgari geçim indirimi uygulanabilir mi?

Sakatlık indiriminden yararlanan ve tevkifat matrahı sakatlık indirimi tutarının altında kalan bir ücret seviyesinde ücretlinin tevkifat matrahı olmayacağından, gelir vergisi de hesaplanmayacaktır. Hesaplanan gelir vergisi söz konusu olmadığı bir durumda ücretlinin asgari geçim indiriminden yararlanması da mümkün değildir. Ancak, normal aylık maaşın dışında, her ay alınan fazla mesailer, ek ders ücreti veya diğer zam ve tazminatların olması durumunda, bu ödemelerde ücret geliri sayılmakta olup; ilave ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılması durumunda asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanılması mümkün olacaktır.

Örneğin, tıp fakültelerinde maaş ödemeleri ile döner sermaye ödemeleri, aynı işverenler bünyesinde yer alan tahakkuk birimlerinin koordineli olarak çalışması sonucu, tek bir işverenden alınan ücret olarak kabul edilmektedir. Bu durumda, maaş ödemesine uygulanan sakatlık indirimi nedeniyle matrah oluşmaması veya asgari geçim indirimi tutarından daha az vergi hesaplanması halinde, asgari geçim indiriminin, aynı dönem içinde yapılan döner sermaye ödemeleri üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarından mahsup edilmesi mümkün bulunmaktadır. Bu konuyu bir örnekle açıklarsak, bekar bir asgari ücretlinin Eylül/2011 ayında yararlanacağı asgari geçim indirimi tutarı aşağıda yer almaktadır.




2011 Takvim yılı başında geçerli asgari ücretin yıllık brüt tutarı (796,50X12=)


9.558 TL




Mükellefin asgari geçim indirimi oranı


% 50




- Mükellefin kendisi için % 50







Asgari geçim indirimine esas tutar (9.558 X%50)


4.779 TL




Asgari geçim indiriminin yıllık tutarı (4.779X%15)


716,85 TL




Asgari geçim indiriminin aylık tutarı (716,85/12)


59,74 TL


Normal şartlarda, aylık ücret dışında bir ödeme olmasa Eylül 2011 ayında 1. derece sakatlık indiriminden yararlanan asgari ücretlinin 2. soruda da belirtildiği üzere 11,45 TL vergi matrahı oluşmakta ve 1,72 TL gelir vergisi tevkifatı yapılmaktadır. Kişi, ücretinden kesilen gelir vergisi tutarı olan 1,72 TL kadar asgari geçim indiriminden yararlanacak ve aylık olarak hesaplanan 59,74 TL tutarındaki asgari geçim indiriminin (59,74-1,72=) 58,02 TL’lik tutarından yararlanamayacaktır. Ancak, aylık asgari ücret dışında kişiye gelir vergisine tabi olan bir ek ders ücreti, fazla mesai, döner sermaye vb. gibi bir ödeme yapılması durumunda yararlanılamayan asgari geçim indiriminden faydalanma imkanı doğmaktadır. Örnekteki kişiye Eylül 2011 ayında 200 TL vergiye tabi fazla mesai ücreti ödendiğini varsayalım.




Eylül/2011 Aylık brüt ücreti (837 +200=)


1.037,00 TL




Aylık tevkifat matrahı([3])


881,45 TL




1. Derece sakatlık indirimi


700 TL




Sakatlık indirimi düşüldükten sonra kalan tevkifat matrahı


181,45 TL




Hesaplanan gelir vergisi


27,22 TL




Mahsup edilebilecek asgari geçim indirimi tutarı


59,74 TL




Ödenecek gelir vergisi


0,00 TL




2011 Yılı Eylül ayında yararlanılan A.G.İ. tutarı


27,22 TL


Örnekte, mahsup edilecek tutar, kesilen gelir vergisi tutarını aşamayacağından, işveren mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı kadar yani 27,22 TL ücretliye daha fazla ödeme yapacaktır. Ücretlinin yararlanamadığı (59,74-27,22=) 35,52 TL’yi sonraki aylarda talep etme hakkı bulunmamaktadır. Sonuç olarak asgari ücret alan ve 1. derecede sakatlık indiriminden yararlanan ücretli sadece asgari ücret almış olsaydı Eylül ayında 1,72 TL asgari geçim indiriminden yararlanacaktı. Oysa ilave olarak kendisine gelir vergisi tevkifatına tabi olan fazla mesai ücreti ödenmiş ve toplamda yararlandığı asgari geçim indirimi tutarı 27,22 TL olmuştur.

SORU 11: Sakatlık indiriminden yararlanan ücretlinin vergi matrahı kalmaması durumunda, aynı işverenden alınan döner sermaye ödemeleri üzerinden asgari geçim indiriminden yararlanabilir mi?

Aylık ücret (maaş) ödemeleri ile döner sermaye ödemeleri, aynı işverenler bünyesinde yer alan tahakkuk birimlerinin koordineli olarak çalışması sonucu, tek bir işverenden alınan ücret olarak kabul edileceğinden; maaş ödemesine uygulanan sakatlık indirimi nedeniyle matrah oluşmaması veya asgari geçim indirimi tutarından daha az vergi hesaplanması halinde, asgari geçim indiriminin, aynı dönem içinde yapılan döner sermaye ödemeleri üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarından mahsup edilmesi mümkün bulunmaktadır.

SORU 12: Anonim şirket yönetim kurulu üyelerine ödenen huzur ücreti ile limited şirket ortaklarına ödenen aylık ücret ödemelerine asgari geçim indirimi uygulanacak mıdır?

Bu tür ödemeler, Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesine göre gerçek usulde elde edilen ücret ve ücret kapsamında değerlendirilen ödememeler kapsamında olup, GVK’nın 94, 103 ve 104. maddelerine göre gelir vergisi kesintisine tabi bulunmaktadır. Dolayısıyla bu kişilere yapılan bu tür ödemeler, gerçek usulde vergilendirilmiş bulunduğundan asgari geçim indirimi uygulamasından yararlanacaktır. Konuya ilişkin olarak Gelir İdaresi tarafından verilen bir görüşte, yönetim kurulunda görevli olanlara verilen ödenekler ücret olarak değerlendirildiğinden söz konusu ödenekleri alan kişilerin asgari geçim indiriminden yararlanmaları ve yararlanılacak tutarın da bu ödemeler üzerinden kesilen vergilerinden mahsup edilmesi gerektiğini belirtilmiştir([4]).

SORU 13: Ücretlinin Aile Durumu Bildirimini vermemesi veya verdiği bildirimde eşi ve çocuklarını bildirmemesi durumunda, daha sonra bir hak iddia edebilir mi?

Asgari geçim indirimi uygulamasının usul ve esasları Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği([5]) ile açıklanmış bulunmaktadır. Bu konuda Genel Tebliğde net bir açıklama yapılmış ve ücretlinin sistemden yararlanabilmesi için kendisi, eşi ve çocuklarına ilişkin bilgilerin yer aldığı söz konusu bildirimi doldurup işverene vermesi gerektiği belirtilmiştir. Bildirimde bulunmayan ücretli ihtiyari olarak sistemden yararlanmama hakkını kullanmış kabul edilecektir.

Öte yandan, ücretlinin işverenine vermiş olduğu Aile Durumu Bildiriminde eşi ve çocuklarına ilişkin bilgi vermemesi durumunda, daha sonra bir hak iddia etmesi de mümkün değildir. Bu durumda ücretli sadece kendisi dikkate alınarak asgari geçim indirimi oranı hesaplanır, eş ve çocuklar dikkate alınmaz. Ücretlinin daha sonra ilave bildirimde bulunması halinde geçmişe yönelik bir işlem yapılamaz. İşveren, bildirimin yapıldığı aydan itibaren ücretlinin eş ve çocuklarını asgari geçim indirimi oranının hesaplanmasında dikkate alacaktır.

SORU 14: Birden fazla işverenden aynı anda ücret geliri elde eden ücretli bütün işverenlerden aynı anda asgari geçim indirimi tutarını alabilir mi?

Asgari geçim indirimi tutarı takvim yılı başında geçerli olan brüt asgari ücret dikkate alınarak yıllık bazda hesaplanmakta ve bir ücretlinin bir yıl boyunca alacağı tutar belirlenmektedir. Bu tutardan daha fazla bir meblağın ücretliye ödenmesi mümkün değildir. Birden fazla işverenden ücret alınması halinde ise sadece bir işveren nezdinde sistemden yararlanılması gerekir. Uygulamada örneğin bir şirkette yöneticilik yapan bir kişinin aynı dönemlerde çeşitli şirketlerde de yönetim kurulu üyeliği olması durumunda, esas işvereni aylık aldığı işveren kabul edilmekte ve sistemden bu işveren kanalıyla yararlanmaktadır. Yönetim kurulu üyeliği nedeniyle huzur ücreti aldığı işverenler nezdinde ise sistemden tekrar yararlanılması mümkün değildir.

SORU 15: Aynı ay içinde birden fazla işveren değiştiren bir ücretliye asgari geçim indirimini hangi işveren ödeyecektir?

Ücretlilerin aynı ay içinde işveren değiştirmesi durumunda; örneğin ayın 10’unda ayrılıp, 20’sinde yeni bir işverenin yanında çalışmaya başlaması durumunda sistemden nasıl yararlanacağı konusu açık değildir. Burada yapılması gereken ücretlinin o aydaki toplam ücret gelirinden kesilen gelir vergisini geçmemek üzere, sistemin uygulanmasıdır. Esas olan ücretlinin aynı ayda iki işveren nezdinde de asgari geçim indiriminden mükerrer olarak yararlanmamasıdır. Bu nedenle, eski işverenin ücret ödemesini son kez yaparken ücretlinin asgari geçim indirimini de uygulaması gerekir. Ama sistemi 5 günlük ücret ödeyen işverenin uygulaması durumunda, ücretliye asgari geçim indirimi eksik olarak ödenecektir.

Her ne kadar kıst dönem için tam oranlar uygulanmakta ise de esas olan ücretliden kesilen gelir vergisi tutarının üst limit olarak uygulanmasıdır. Dolayısıyla, ay içinde işveren değiştiren ücretlilerin mağdur olmaması için ay içinde en çok çalıştığı işveren nezdinde sistemin uygulanması en doğru yöntemdir. Ancak, birbirine bağlantılı işverenler bünyesinde ücretlinin işyeri değiştirmesi durumunda gün sayısına göre sistemi koordineli uygulamak mümkün olabilir. Ama ay içinde değiştirilen işverenlerin birbiri ile bağlantısı yoksa, ücretli açısından en avantajlısı, ay içinde en çok ücret aldığı işverenin sistemi uygulamasıdır.

Öte yandan, ay içinde işveren değişikliği durumunda hem eski işverenin hem de yeni işverenin sistemi uygulaması ve ücretliye aylık ödenmesi gereken tutarı mükerrer olarak ödemesi durumunda, fazladan alınan tutarın ücretliden geri alınması gerekir. Burada ücretlinin eski işvereninden ayrılırken, asgari geçim indirimi tutarını alması durumunda, yeni işverenine de bu durumu bildirmesi gerekir. Yeni işverenin de tereddüt ettiği durumlarda, ücretlinin eski işverenine yazı ile sormasında bir sakınca bulunmamaktadır.

SORU 16: Yıl içinde işten ayrılan bir ücretli kalan asgari geçim indirimi tutarını eski işverenden isteyebilir mi?

Asgari geçim indirimi tutarı yıllık olarak hesaplanmakla beraber, aylık olarak ücretlinin maaşından hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmek suretiyle ücretliye yansıtılmaktadır. Dolayısıyla, ücret alınmayan aylarda bu sistemden yararlanmak mümkün değildir. İşten ayrılan bir ücretlinin çalışmadığı gelecek ayların asgari geçim indirimi tutarını eski işvereninden topluca isteme hakkı yoktur. Ancak, yeniden işe girilmesi ve ücret geliri elde edilmesi durumunda, işe başlanılan aydan itibaren yeni işveren nezdinde sitemden yararlanılmaya devam edilecektir.

SORU 17: İşveren tarafından ödenmeyen asgari geçim indirimi tutarı için ücretli ne yapmalıdır?

4857 sayılı İş Kanunu’na göre ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. Çalışanlar açısından en önemli unsur olan ücret aynı zamanda işverenin de işçinin hizmet borcu karşısında yer alan ve iş sözleşmesinden doğan başlıca borcunu oluşturmaktadır. Asgari geçim indirimi de ücretin bir parçasıdır. İş Kanunu da, işçinin ücretinin ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde ceza öngörmüştür. İşçinin ücretini ödemeyen veya eksik ödeyen işverene bu durumdaki her işçi ve her ay için para cezası uygulanacaktır. Diğer ifadeyle asgari geçim indirimini işçiye ödemeyen işverene de bu ceza uygulanacaktır([6]).

Asgari geçim indirimini alamayan ücretlinin Gelir Vergisi Kanunu ve İş Kanunu yönünden işverenini şikayet etmesi gerekmektedir. Ücretlilerin, işverenini muhtasar beyanname yönünden bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne veya diğer vergi idaresi birimlerine (Vergi Dairesi Başkanlığı/Defterdarlık-Gelir Müdürlükleri) dilekçe vermeleri gerekmektedir. Muhtasar beyanname vermeyen genel bütçeli kuruluşlarda çalışan ücretlilerin ise, sistemin uygulanmasına ilişkin bir sorun yaşadıklarında maaş tahakkuk birimlerine başvurmaları gerekir.

Yasal düzenlemede asgari geçim indirimi ödevinin yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi vergi ziyaı olarak değerlendirilmiştir. Ücretliye nakden ödenmeyen asgari geçim indirimi işverenler tarafından haksız yere yapılan bir mahsup niteliği taşıyacak ve tevkif suretiyle kesilen verginin bu tutar kadar olan kısmı, muhtasar beyanname ile eksik beyan edilmiş vergi tevkifatı olarak kabul edilerek bu vergiler için de işverenler hakkında cezalı tarhiyat yapılacaktır. Asgari geçim indirimi tutarını haksız yere alamayan bir ücretlinin işverenini İş Kanunu yönünden de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ve/veya işverenin bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüklerine dilekçe vermek suretiyle şikayet etmesi gerekir.


İmdat TÜRKAY*

E-Yaklaşım


--------------------------------------------------------------------------------


(*) Gelir İdaresi Müdürü

([1]) Bu çalışmanın 1. Bölümü E-Yaklaşım Dergisinin Mayıs/2011, 2. Bölümü Temmuz/2011, 3. Bölümü Ağustos/2011 ve 4. Bölümü Eylül/2011 sayısında yayınlanmıştır.

([2]) 29.12.2010 tarih ve 27800 (6. mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

([3]) Gelir vergisi matrahı, brüt ücret tutarından GVK’nın 63. maddesinde yer alan indirimlerden sadece %14 oranında sigorta primi işçi payı ve %1 oranında işsizlik sigortası primi işçi payı düşülmek suretiyle bulunmaktadır.

([4]) Gelir İdaresi Başkanlığı’nın, 31.01.2008 tarih ve 9620 sayılı özelgesi.

([5]) 04.12.2007 tarih ve 26720 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

([6]) Cumhur Sinan ÖZDEMİR, “Asgari Geçim İndirimi Ödenmeyen İşçi Ne Yapmalı?”, alomaliye.com/2008


BaÅŸa Dön Başa Dön
 Profil  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ]  Facebook'ta Paylaş

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 20 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz

Geçiş yap:  
Powered by malimusavirler.org

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye